Projekt
SUÇUN AYDINLATILMASINDA KİŞİSEL VERİLERİN YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ PROGRAMLARDA KULLANILMASININ DAHA DA GRİFTLEŞTİRDİĞİ BİR MESELE: TAHMİNE DAYALI ÖNLEYİCİ KOLLUK (PREDICTIVE POLICING) FAALİYETLERİ HANGİ ANDAN İTİBAREN ADLİ SORUŞTURMA KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEBİLECEKTİR?
Temel haklar ve özgürlükler bakımından gerekli güvenceleri ihtiva eden bir ceza yargılaması daha en başından soruşturmanın başlangıcından itibaren mümkün kılınmalıdır. Bu zaviyeden bakıldığında başlangıç şüphesi sadece savcıya soruşturma başlatma yükümlülüğü getiren bir olgu değil, bireylerin kendilerine yönelik olara…
Temel haklar ve özgürlükler bakımından gerekli güvenceleri ihtiva eden bir ceza yargılaması daha en başından soruşturmanın başlangıcından itibaren mümkün kılınmalıdır. Bu zaviyeden bakıldığında başlangıç şüphesi sadece savcıya soruşturma başlatma yükümlülüğü getiren bir olgu değil, bireylerin kendilerine yönelik olarak başlatılması muhtemel adli süreçler karşısında “ko-ruyucu duvar” işlevi görmekte ve soruşturmanın başlatılabilmesi için anaya-sal orantılılık prensibinden kaynaklı bir gereklilik olarak ortaya çıkan hukuki bir güvencedir. Fakat yapay zeka destekli sistemlerin önleyici kolluk faaliyet-leri kapsamında kullanımı ile birlikte güvenlik olgunun özgürlük olgusuna git gide daha fazla tercih edilmesi sebebiyle istihbarat, önleyici kolluk ve ceza muhakemesi arasındaki incelen bu duvarın neredeyse saydamlaştığı söylene-bilecektir. Bu durumda belki de suçun önlenmesinde kullanılan yeni teknoloji-ler incelerek temel hak ve özgürlükler gerekli güvencelerin sağlanabilmesi bu duvarın belki öne çekilerek bu yeni meydan okumalara cevap verecek surette yeniden inşası gerekmektedir.